Okunma Zamanı:2 Dakika, 26 Saniye

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Adana İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Sekreteri Ahmet Uncu, ülkenin birçok yerinde çıkan orman yangınlarında, yeterli önlem alınmaması ve zamanında müdahale edilmemesi sonucunda, genişleyerek devam ettiğini, tabiri yerindeyse ülkenin akciğerlerinin yandığını söyledi.

Adana ve Osmaniye illerinde de çıkan yangınlar sonucunda binlerce hektar ormanın yanarak kül olduğunu kaydeden TMMOB İKK Sekreteri Uncu: “İlgili kurum ve kuruluşlar bu yangınları küresel ısınmanın sonucu “doğal afet” olarak nitelendirmiştir. Aynı zamanda yangınların başladığı ilk günlerinde “Biz Büyük Bir Ülkeyiz” söylemleriyle gelecek yardımlar reddedilmiştir. Oysaki başlangıcında alınacak tedbirler, zamanında ve kapsamlı müdahaleler, yangının boyutunun bu denli büyümesini engelleyebilirdi. Her felaket sonrası olduğu gibi vatandaşa İBAN numarası göndermeyi de ihmal etmemişlerdir. Yangının başladığı ilk günlerde turizm bölgelerindeki ormanlarla ilgili çıkarılan turizmi teşvik kanunu da düşündürücüdür.”

YANGINLARA MÜDAHALEDE GEÇ KALINDI

Yangının başladığı ilk günlerde yeterli önlem alamayan Orman Bakanlığı’nın, yangın yerleşim yerlerine yayılmaya başlayınca, dış ülkelerden hava söndürme araçları ile müdahaleye başladığını ancak geç kalındığını ifade eden Uncu, orman yangınını söndürmekte yetersiz kalan ilgililerin, yangının söndürülmesi konusunda belediyeleri suçlama ve hedef gösterme çabasına girdiklerini söyleyerek şöyle konuştu: 

“Biz biliyoruz ki, yangın mahallelerden ormana değil, ormandan mahallelere yayılmış ve yerleşim yerlerinin yanmasına sebebiyet vermiştir. Şayet ormanlarda çıkan yangınlara müdahale etmek belediyelerin işi ise, Orman Bakanlığı’nın anlamı nedir?

Orman yangının yerleşim bölgelerine sıçraması sonucu; Adana İli Kozan ve Aladağ ilçelerine bağlı mahallelerde, toplam 47 konut, 17 ahır, 13 depo ve 1 müştemilat yıkık veya ağır hasarlı, 22 konut ve 8 ahır, 4 depo ve 2 müştemilat az hasarlı olarak tespit edilmiştir.”

UNUTULMAMALIDIR Kİ; GÜNÜ GELDİĞİNDE DERELER MÜLKÜNÜ GERİ ALIR

Yangınların yaraları sarılırken, bu defada ülkemizin sel felaketleri ile boğuşmaya başladığını, önce Van’da daha sonra Karadeniz’de meydana gelen sel felaketinin, can ve mal kaybına neden olduğunu belirten Uncu: “Özellikle Karadeniz’de meydana gelen sel, çok sayıda insanımızın canına mal olduğu, birçok insanımızın da kayıp olduğu belirtilmektedir.

Bu sel felaketinin sadece doğal afet olarak nitelendirilmesi kabul edilemez. Zira doğanın binlerce yılda kurduğu dengeyi, HES yapmak için ormanları kesip, derelerin akışını ve debisini değiştirip, dere havzasını imara açarak konut yapılmasına müsaade edilirse, üstelik kaçak yapılar “İmar Affı” ile yasal hale getirilirse, bu sonuçlar kaçınılmaz olacaktır. Bu olayları doğal bir afet olarak değil olsa olsa yetersiz ve öngörüsüz yöneticilerin sebep olduğu bir afet olarak değerlendirebiliriz. Unutulmamalıdır ki; günü geldiğinde dereler mülkünü geri alır.”

İMAR PLANLARI FEN VE TEKNİĞE UYGUN OLARAK YAPILMALI 

Adana yerelinde değerlendirme yapan Uncu, Adana’nın ülkenin sayılı nehirlerinden olan Seyhan nehri ve bu nehri besleyen dereler üzerine kurulduğunu kaydederek ilimizde yerel yöneticiler, şehri planlarken, günlük çözümlerle, “ben yaptım oldu” mantığı ile hareket ederek, Adananın çarpık bir kent haline gelmesine sebep olmuştur, diye konuştu.

Uncu konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Şehre ait planlar yapılırken, dereler korunmalı, derelerin işgal ettiği alanlar içine yapılaşmaya izin verilmemelidir. Özellikle Seyhan nehri kıyıları rekreasyon alanı olarak belirlenmelidir. TMMOB bileşenleri olarak, Adana’da yıllarca dile getirdiğimiz “İmar planlarının” fen ve tekniğe uygun olarak yapılması talebimiz, ne acıdır ki yerel yöneticiler tarafından dikkate alınmamıştır.”

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Bir cevap yazın