Pandemi salgını dönemindeki iş hukuku

Okunma Zamanı:4 Dakika, 56 Saniye

Dünya Sağlık Örgütü, korona virüsü “pandemi” ilan etti. Pandemi nedir? Bir kıta, hatta tüm dünya yüzeyi gibi çok geniş bir alanda yayılan ve etkisini gösteren salgın hastalıklara  verilen genel addır.

Av. Ümit Arif Özsoy | umitarifozsoy@gmail.com

İşin sağlık boyutunu bir çok bilim insanından okuyor ve takip ediyoruz ,  hayatınen önemli kısmı da bu sağlık boyutu. Bu olağanüstü dönemde insanlar işyerleri üretime ara veriyor, kapanıyor ,  çalışanlar işinden ayrılıyor. 

1-İşyeri salgın nedeniyle faaliyetini durdurabilir mi? 

İşyeri salgın nedeniyle İş Kanunu’nun 40. Maddesine uyarınca faaliyetlerini durdurabilir. Buna göre, işveren, “zorlayıcı sebepler” dolayısıyla çalışamayan veya çalıştırılamayan işçiye, bir haftaya kadar her gün için yarım ücret öder. Süre bir haftayı aşarsa, işveren, aşan süre için ücret ödemek zorunda değildir. Bu sürede iş sözleşmesinin askıda olduğu kabul edilir , işveren çalışılamayan bu dönem için SGK primini yatırmak zorunda değildir. 

2-İşyerinin salgın döneminde çalışmaması durumunda işçi ne yapabilir?

İşyerinden kaynaklanmayan zorlayıcı sebepler nedeniyle işyerinin faaliyetini durdurması ve işçiye ücretinin ödenmemesi işçiye iş akdini fesih imkanı verir, işçi iş akdini feshederek kıdem tazminatını talep edebilir. İş Kanunu’nun 24. maddesinin 3. bendi uyarınca işçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkması halinde işçinin iş akdini haklı nedenle derhal feshetme imkanı bulunmaktadır. İş Kanunu’nun 40. maddesi uyarınca zorlayıcı sebep nedeniyle çalıştırılmayan işçiye bu bekleme süresi içinde bir haftaya kadar yarım ücret ödenir.  Söz konusu fesih hakkının kullanılabilmesi için işyerinde işin bir haftadan uzun süre durması ve zorlayıcı sebebin işçiden değil işyerinden kaynaklanması gerekmektedir. 

Koronavirüs nedeniyle kamu otoritesinin kararı neticesinde kafe , spor salonu vb işyerlerininkapatılmasının işyerinden kaynaklanan zorlayıcı sebep teşkil edip etmeyeceği tartışmalı olmakla birlikte bu durum kamu otoritesinin kararı neticesinde gerçekleşmiş olsa da işçiden kaynaklanmayıp işyerinden kaynaklanan zorlayıcı sebep teşkil edeceğinden işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilecektir. 

3-İşverenin kısa çalışma ödeneğine başvurması 

Kısa çalışma uygulaması bakımından zorlayıcı sebepler ‘’İşverenin kendi sevk ve idaresinden kaynaklanmayan, önceden kestirilemeyen, bunun sonucu olarak bertaraf edilmesine imkân bulunmayan, geçici olarak çalışma süresinin azaltılması veya faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulması ile sonuçlanan dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumları ya da deprem, yangın, su baskını, heyelan, salgın hastalık, seferberlik gibi durumlar’’ olarak tanımlanmaktadır. 

İşverenin ücret ödeme yükümlülüğünün ortadan kalktığı 2. haftadan itibaren işverenin başvurusu üzerine kısa çalışma ödeneği devreye girebilecektir. Kısa çalışma ödeneği son 12 aylık prime esas kazanç ortalamasının yüzde 60’ı oranında olacak. En yüksek ödenek tutarı ise brüt asgari ücretin yüzde 150’sini aşamayacaktır.

Yargıtay salgın hastalığı mücbir sebep saymaktadır

“…Mücbir sebep, sorumlu veya borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış normunun veya borcun ihlâline mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır. Deprem, sel, yangın, salgın hastalık gibi doğal afetler mücbir sebep sayılır…” diyerek Yargıtay, salgın hastalık ve tüm dünyayı tehdit eden tıbbi sorunların taraflar arasındaki hukuki ilişkileri doğrudan etkileyeceğini belirtmiştir.  (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/1190 E.,2018/1259 K., 27.06.2018 T.)

4-İşveren bu dönemde yıllık ücretli  izin kullandırabilir mi? 

İşveren bu dönemde, kısmen ya da tamamen yıllık toplu izin uygulaması yapabilir. Yıllık izinleri karantina döneminde kullandırıp, yaz aylarında işçilerini çalıştırma yoluna gidebilir. Yıllık ücretli izin hakkının kullandırma zamanını belirlemek işverenin yönetim ve takdir hakkı kapsamında değerlendirilmektedir.  

5-Torba yasa çalışma hayatına ilişkin hangi değişiklikleri getirmektedir?

İş Kanununa ve işsizlik Sigortası kanuna eklenecek geçici madde ile  salgın dönemine ilişkin geçici bir takım değişiklikler getirilmektedir. Tasarıya göre, 4857 sayılı İş Kanununa “Geçici 10. Madde” ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa “Geçici 24. Madde” eklenmesi düşünülmektedir. 

Bu maddeye göre kanunun yayınlanacağı tarihten itibaren üç ay süreyle iş sözleşmeleri İş Kanununun 25/II’deki işçinin ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzer davranışları hali dışında feshedilemeyecektir. Bu yasağa rağmen işçi çıkarılırsa fesih yok hükmünde olur işçi ödenmeyen aylık ücret alacaklarını talep edebilecektir.

İşçi lehine yapılan bu düzenleme yanında işçi aleyhine bir düzenleme getirilmektedir. Bugeçici maddeye göre işveren işçiyi ücretsiz izne çıkarabilmektedir. Mevcut uygulamada ücretsiz iznin işçinin onayı olmadan geçerliliği bulunmamaktadır. Oysa tasarıda  işvereninişçiyi tek taraflı beyanla ücretsiz izne çıkarabilme olanağı sunmaktadır. Bunun karşılığında ücretsiz izne çıkarılan  işçiye 39,24.TL yani aylık ortalama 1.177,00.TL ücret ödemesi İŞKurtarafından fondan yapılacaktır. Yasa koyucunun işverenin işçisi ile olan iş akdini feshettirmeyip ücretsiz izne ayırmasını daha düşük bir ücretle bu geçici dönemi geçirmesini sağlamayı amaçladığı anlaşılmaktadır. 

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “İşçinin Kişiliğinin Korunması” başlıklı 417. maddesinin 2. fıkrasında işverenin, çalışanların iş sağlığı ile güvenliğini sağlaması yükümlülüğü yer almaktadır.

TBK madde 417/2 : “İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür.” 

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun ‘’İşverenin Genel Yükümlülüğü’’ başlıklı 4. Maddesinde de İşverenin çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu yer almaktadır. İşçiler iş sağlığı ile ilgili önlemlere uymakla yükümlü iken  işveren de işyerinde iş sağlığı için gereken tüm önlemler almak zorundadır. Bu durum pandemidöneminde daha yoğun ve risk altında çalışan sağlık, market ,kargo, lojistik, gibi sektörler için daha da önem taşımaktadır. 

​​Pandeminin ortaya çıkardığı ekonomik sorunların çalışma barışını zorlayacağı çok açıktır.Ülkemizde kayıtlı istihdamın yanında ciddi oranda kayıtsız istihdamın da bulunduğu göz önüne alınırsa tablonun daha kötü olduğu ortaya çıkacaktır. Olağanüstü dönemlerde sosyal devletin varlığı ve devreye girmesinin önemi ortaya çıkmaktadır. Şimdiye kadar görünen tablo da siyasal iktidarın kaynaklarını farklı alanlara aktardığı , üretime, üreticiye , istihdama , emeğe yönelik kaynak aktarma programının olmadığı anlaşılmaktadır. Bu dönemi en az kayıpla kapatmak umuduyla…

İçerik Editörü

AdanaNeDiyor.com yeni nesil bağımsız haber ve yorum platformudur. Kentlilik kültürü ve bilincini geliştirmek, çoğulcu ve katılımcı yerel demokrasiyi pekiştirmek için haber yapar, mikrofon uzatır, yorumlar ve tartışır.

Bir cevap yazın

Sonraki

Seyhan Kent Konseyi Gençlik Meclisi'nden Akif Akay'a çağrı

Cum Nis 10 , 2020
Seyhan Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkanı Serkan Özdemir, Seyhan Belediye Başkanı Akif Kemal Akay’a dönük taleplerini ve bir dizi eleştirileri içeren basın açıklaması gerçekleştirdi.  Özdemir açıklamasında; “Seyhan Belediyesi’nin vazifesinin, çalışanlar arasındaki huzursuzluğu, bölünmeyi, ekipçiliği artırmak olmadığı; çalışma barışını, refahı ve verimliliği artırmak olduğuna” dikkat çekti. Özdemir’in, Seyhan Belediye Başkanı Akif Kemal […]