Okunma Zamanı:1 Dakika, 57 Saniye

Gerek toplum gerek bilim insanları nezdinde itiraz uğrayan muhalefet tarafından da yatırımcıların parası ödenmeyeceği belirtilen Kanal İstanbul projesi için ; Erdoğan, “Yatırımcıları tehdit ediyorlar. ‘Geldiğimizde bilesiniz ki ödeme yapmayacağız, elinizden alacağız’ diyorlar. Bankaları, projeye ilgi duyan ülkeleri tehdit ediyorlar. Söke söke sizden bu paraları uluslararası tahkim yoluyla alırlar” dedi.

Milli ve yerlilik tezini muhalefete eleştiri olarak getiren,  bir siyasi partinin  kamu yatırımlarına hazine garantisi verip Londra tahkim yolunu yetkili kılması mümkün mü? AKP genel başkanının deyimiyle söke söke alabilirler mi ?

Şehir hastaneleri sistemi kabaca şöyle işliyor.

Devlet, “Şehir Hastanesi yapacağım” diyen şirkete araziyi tahsis ediyor. Devletin arazisini tahsis ediyorsunuz. Sağlık hizmeti veriyor diye şirkete 30 yıl kira ödemeyi peşinen kabul ediyorsunuz. Yurtdışından borçlanırsa, o krediye vatandaşınızın cebinden Hazineniz garanti oluyor. Fakat yargınız o kadar güvenilmez bir hale gelmiş siyasi erkin  etki alanına sokulmuş ki,  “İlerde iktidar değişir ve konu mahkemeye taşınırsa Türkiye’de yargılanmak istemiyorum” diyebiliyorsunuz.  Uluslararası çalışan büyük firmaların özellikle uluslararası kredi bulabilmek amacıyla zaman zaman başvurduğu bir yöntem olarak göze çarpıyor.

Hukuksal ayrıntılara girmeden çok genel hatlarıyla belirtirsek;  tahkim sözleşmesi uyuşmazlığın taraflarına sadece devlet mahkemelerine giden yolu kapatarak hakeme gitme imkanı sağlamakla kalmaz, ayrıca tahkim yargılamasının yapılacağı yer başta olmak üzere, yargılamada uyulacak tüm usul kuralları ve hakemlerin  nelerle bağlı olacakları  dahil olmak üzere birçok hususu belirleme serbestisi sağlar.

Yalnız yabancı hakemlerin karar vermesi yetmiyor, milli olmayan hakem kararlarının Türkiye’de icra edilebilmesi için Türk mahkemelerinde tenfiz edilmesi gerekmektedir. Tenfizin koşulları Milletlerarası Özel Hukuk Usulü Kanunu ve New York sözleşmesinde sayılmıştır. Hakemlerin bağımsız ve tarafsız olmaması, tahkim anlaşması da taraflardan birine üstünlük tanınması, sözleşme konusunun ahlâka aykırı olması, hakem kararını gerekçesiz olması durumda hakem kararının kamu düzenine aykırı olduğu kabul edilebilir ve tenfiz  kararı verilmeyebilir yani uygulanamayabilir  .

Bir başka anlatımla kamu sözleşmesinde Londra tahkimini yetkili kılıp ulusal yargıyı by-pas edebilirsiniz Buradan da tarafların imzaladığı şartlar dahilinde yabancı hastaneleri çok özel imtiyazlar ve yüksek kira bedeli ile işleten  şirketler lehine karar çıkartıp hazineden “söke söke alma” konusunda karar çıkartabilirsiniz. Ancak bu kararı Türkiye Mahkemelerinde tenfiz yani uygulanabilir kararı almanız gerekecektir. Göreceli bağımsızlığını yok ettiğiniz yargı, olası bir iktidar değişikliğinde nasıl davranır?  ne karar verir? Bilinmez. Ayrıca bu hakem kararlarının kamu düzenine uygun olup olmadığı da ayrı bir tartışma konusu olacaktır.

Özetle  imtiyazlı sözleşmelerden dolayı kamunun parasını “söke söke almak” çok da öyle  garanti değil hele ki  bir hava değişirse…

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Bir cevap yazın