Gezi davasında verilen mahkumiyet kararları hakkında açıklama yapıldı

Adana Emek Ve Meslek Örgütleri Gezi Davasında Verilen Mahkumiyet Kararları Hakkında Açıklama Yaptı

“Bu karar, kirli siyasetin bir parçasıdır”

“Bu hukuksuzluğu reddediyoruz”

“Karanlık gider Gezi Kalır”

Gezi Davası’nda verilen mahkumiyet kararına ilişkin Adana Barosu, Adana Tabip Odası, DİSK Çukurova Bölge, KESK Adana Şubeler Platformu ve TMMOB Adana İKK tarafından ortak basın açıklaması yapıldı.

Açıklamada, ” İktidarın ihtiyaçlarına göre karar veren mahkemeler, ülke demokrasisini ve geleceğini tahrip etmekte, birçok dava dosyasında mağduriyetler yaratmaya devam etmektedir” denildi.

Açıklamada şu sözlere yer verildi:

“Gezi Direnişi, anayasal bir zeminde gerçekleştiği yargı kararlarıyla iki kez tescil edilmesine rağmen,  hukuka ve gerçeğe aykırı, tümüyle mesnetsiz iddialarla, üçüncü kez yargılandı. Osman  Kavala’ya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilirken; daha önce iki kez aynı ithamlar karşısında haklılığı ispatlanan, aralarında TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Mücella Yapıcı, Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi eski başkanı Tayfun Kahraman, Mimarlar Odası Hukuk Müşaviri Can Atalay ile Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Yiğit Ali Ekmekçi’nin de bulunduğu arkadaşlarımız mahkûm edildiler ve 18’er yıl hapis cezası aldılar.

Bu dava adil koşullarda gerçekleşmemiştir. Davanın üye hakimi iktidarda bulunan AKP’nin milletvekili adayı olmuştur. Davadan çekilmesi için yapılan başvurular ve sanıkların savunma hakları, adil yargılanma hakları ihlal edilmiştir.

Bu karar göstermektedir ki;  toplumsal muhalefetin en temel hak ve talepleri suç unsuru gibi gösterilerek, barışçıl direnişin tarihsel ve meşru gerçekliği ısrarla çarpıtılarak, karalanmak isteniyor.

İktidarın ihtiyaçlarına göre karar veren mahkemeler, ülkenin demokrasisini ve geleceğini tahrip etmekte, birçok dava dosyasında mağduriyetler yaratmaya devam etmektedir.

Uzun tutukluluk ve hapis cezalarını bu kadar kolay vermenin, iddianamelere yazmanın; demokratik bir ülkede yapılması gereken itiraz ve sorgulama hakkını kullanan tüm kurum ve kişilere verilmek istenen gözdağı olduğunu biliyor ve görüyoruz.

Verilen bu cezaların, seçim hesapları üzerinden yurttaşlarımızı kutuplaştıran kirli siyasetin bir parçası olduğunu görüyoruz.

Siyaset ülkenin sorunlarını çözmek üzere kendi kuralları ile yapılmalı, ADALET; başta Anayasa olmak üzere, mevcut yasalar, teamüller, etik değerler ve ülkemizce onaylanmış uluslararası hukuk normları ile hukukun üstünlüğü ve evrensel ilkeler üzerinden işlemelidir.

Yukarıdan gelen emirle verilen tutuklama kararı, yargı bağımsızlığını bir kez daha ayaklar altına almıştır. Bu ülkemize ve insanımıza yapılan en büyük kötülüktür.

Asıl cezalandırılması gerekenler, Gezi Direnişinde, gencecik çocuklarımızın katilleridir. Gençlerimizi sakat kalmasına yol açanlardır. Ölümcül polis şiddetinin talimatını verenlerdir.

Bu ülkeye bir gün demokrasi gelecekse, gücünü onca baskı ve şiddete rağmen kısamadığınız seslerin Gezi’deki yankısından alacaktır.

Gezi Parkı’na sahip çıkmak cezalandırılamaz. Parka sahip çıkanlara yönelen polis şiddetine tepki göstermek suç değildir. Bu süreçte polis şiddeti ile hayatını kaybeden ve yaralanan gençlere sahip çıkmak suç değildir. İki defa beraat etmiş oda temsilcilerini 18’er yıl hapis cezasıyla mahkûm etmek hukuki değildir. Ülkemizde adalete olan inancın kırıntısına bile yer bırakmayan bu anlayış demokratik olmadığı gibi meşru da değildir.

Gezi, bu ülke tarihinin en demokratik, en barışçıl, en yaratıcı, en katılımcı, en kapsayıcı, en kitlesel hareketidir. Hep birlikte konuşup karar vermenin, fikri ve hayatı paylaşmanın, yaşama her boyutu ile sahip çıkmanın duvar yazısı olmuş halidir. Ölümcül polis şiddetine karşı her şehirde yankılanan barışçıl ve haklı tepkinin ve direnişin adıdır.

Emek ve meslek örgütleri olarak bu hukuksuzluğu reddediyoruz. Başta Gezi Parkı olmak üzere ülkemizin yeşiline, doğasına, parkına sahip çıkacak demokratik bir ülke mücadelesinden vazgeçmeden delillere dayanan objektif ve tarafsız bir adalet sistemi kuruluncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz.

Arkadaşlarımızı asla yalnız bırakmayacağız!

Bu ülke tarihinde bir onur sayfası olarak yer alan Gezi Direnişi’ni, bu ülkenin geleceğine sahip çıkan demokrasi ve özgürlük çığlığını susturamayacaksınız!

Bu ülkenin eşitlik, özgürlük ve adalet umudunu kirletmenize asla izin vermeyeceğiz.

ADANA BAROSU

ADANA TABİP ODASI

DİSK ÇUKUROVA BÖLGE

KESK ADANA ŞUBELER PLATFORMU

TMMOB ADANA İKK”

İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şubesi, tarafınıza yollanan iş ilanlarını ve etkinliklerin bildirimlerini içeren e-postaların içeriğinden ve gerçekliğinden sorumlu tutulamaz. Kurumumuza gönderilen iş ilanları, üyelerimize doğrudan ve/veya dolaylı olarak iletilmesi hedeflenmiş ve üyelerimizin faydalanmaları amacı ile gönderilmiştir. E-posta gönderiminin tarafınıza gönderilmesini istemiyorsanız, bu mesajı tarafımıza yeniden yollayarak konu başlığına “E-POSTA İSTEMİYORUM” yazınız.

Daha yeşil bir dünya için gerekmedikçe lütfen çıktı almayınız.

Chamber of Civil Engineers Adana Branch will not be held responsible for the contents and reality of the e-mails concerning job advertisements and activities that have been send to you. The job advertisements that have been sent to our administration are forwarded directly and/or indirectly to our members for their own benefits. In order to unsubscribe, please resend this e-mail to us by writing “I DO NOT WANT TO RECEIVE E-MAIL” to the subject box.

Please consider the environment before deciding whether to print this e-mail.

Bir cevap yazın