Okunma Zamanı:1 Dakika, 36 Saniye

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, çok sayıda bilim
insanının katıldığı “Adana’nın Jeolojik Mirası” çalıştayı sonuç bildirgesinde yer alan, Adana bölgesinin
zengin jeolojik çeşitliliğin (buzul kalıntıları, volkanizma örnekleri, fosiller, obruklar, lagünler, kanyonlar
vb) yanısıra kültürel ve biyoçeşitliliğinin birlikte değerlendirilebileceği Türkiye’de Korunan Alanlar
kapsamında yeni Jeopark alanlarının kurulmasına, sürdürülebilir kalkınma ve turizme katkı
yapabileceğini söyledi.


JEOSİT TESPİTLER İÇİN BİLİMSEL ÇALIŞMA
Jeosit adaylarına yenilerini eklemek ve Adana’nın doğal zenginliğini bütün yönleri ile ortaya koymak
amacıyla; Çukurova Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası
Kültürel Jeoloji ve Jeolojik Miras Çalışma Grubu ile TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana
Şubesinin 25-26 Eylül tarihleri arasında çevrimiçi gerçekleştirdiği “Adana’nın Jeolojik Mirası”
çalıştayının sonuç bildirgesi Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar
tarafından açıklandı.


“JEOLOJİK İSTİFLER, 500 MİLYON YILLIK JEOLOJİ TARİHİNE IŞIK TUTUYOR”
Avrupa, Asya ve Afrika kıtaları arasında yer alan bölgede yapılan tespitlerin irdelendiği çalıştayın
önemli sonuçlar verdiğini kaydeden Dr. Mehmet Tatar, “Adana’nın Tufanbeyli, Saimbeyli ve Kozan
ilçeleri civarında 500 milyon yıllık jeoloji tarihinin izleri bulunmaktadır. Günümüzden yaklaşık 440-460
milyon yıl önceye ait (Geç Ordovisiyen), Afrika-Sahra merkezli buzul çökellerinin izlerini taşıyan
jeolojik istiflerin yer alması bölgenin Jeolojik tarihine yönelik önemli bulgulardan biridir. Ayrıca yine
aynı bölgelerde ‘Okyanus içi’ olayların izlerini taşıyan kayaçların bulunması, dünyamızın kendi ekseni
ve güneş etrafındaki hareketlerinin yeryüzünde oluşan çökellere etkileri izlerini taşıyan veriler bilim
adına önemli katkılardır.


JEOÇEŞİTLİLİĞİ ÇOK ZENGİN OLAN BÖLGEMİZDE JEOPARK ÇALIŞMALARI İÇİN İLK ADIM
Bölgede yer alan zenginliklerin korunması, geleceğe zarar görmeden taşınması, bölge halkının
kalkınmasına katkı verecek şekilde turizme kazandırılması için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydeden
Dr. Tatar, sözlerine şöyle tamamladı;
“Zenginlikleri ve her biri ayrı doğal anıt niteliğinde olan jeolojik mirasımızın ortaya çıkarılması için
‘Adana’nın Jeolojik Mirası’ çalıştayının arkasından bu konuda çalışmalarımızın devam etmesi kararını
aldık. Amacımız, muhteşem bir jeoçeşitliliği bulunan bölgemizde de, Manisa’daki “Kula-Salihli
UNESCO Küresel Jeoparkı” gibi Türkiye’de yeni bir Jeoparkın kurulmasına katkı sağlamaktır. Bu
çerçevede, sonraki çalışmalar; başta Valilik olmak üzere, Üniversiteler, Yerel Yönetimler ve ilgili kamu
kurumları ile Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla sürdürülmesini ve konuya sahip
çıkılmasını önemsiyoruz.”

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Bir cevap yazın